Bağımlılık, belli olmayan bir konuda motive olmak ve destek gereksinimi gidermek için bir şeye veya birisine ihtiyaç duymaktır. Madde bağımlılığı ise bireylerin biyolojik, Ruhsal ve Sosyal uyumu olumsuz etkileyecek düzeyde sık ve fazla oranda madde kullanma ve kullanılan maddeye karşı alma isteğini kontrol edememe durumudur. Madde bağımlılığı bireyleri; biyolojik, ruhsal ve sosyal olarak etkilemektedir. Tedavide birey ve aile birlikte ele alınmalı ve bütüncül bir bakım uygulanmalıdır. Hem bağımlılığın önlenmesinde hem de tedavi sürecinde ekip çalışmasının önemi vurgulanmakta ve ekipte hemşirenin önemli bir role sahip olduğu bilinmektedir. Madde bağımlılığı pek çok hastalık için risk olduğu gibi bağımlılık içinde riskli olan durumlar bulunmaktadır. Madde bağımlılığı, bireyin biyolojik, Psikolojik ve sosyal işlevselliğini etkileyen kronik bir sağlık sorunu olup, ileri yaş grubunda da önemini korumaktadır. Huzurevinde yaşayan bireyler; yalnızlık, kronik hastalıklar, ilaç kullanımı ve geçmiş yaşam deneyimleri gibi nedenlerle bağımlılık açısından özel bir risk grubu oluşturmaktadır. Bu nedenle bakım sürecinin sistematik, bireyselleştirilmiş ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.
Huzurevinde bakımın ilk aşaması, bireyin çok yönlü değerlendirilmesini içerir. Bu kapsamda:
detaylı şekilde incelenir. Hemşireler bu süreçte gözlem, görüşme ve kayıt inceleme yöntemlerini kullanarak kapsamlı veri toplar.
Elde edilen veriler doğrultusunda bireye özgü hemşirelik tanıları belirlenir. Huzurevinde madde bağımlılığına yönelik sık karşılaşılan tanılar şunlardır:
Bu tanılar, bakım planının temelini oluşturur.
Bakım planı bireyin ihtiyaçlarına göre yapılandırılır ve kısa-uzun vadeli hedefler belirlenir. Planlama sürecinde:
amaçlanır. Ayrıca aile üyeleri ve bakım ekibi sürece dahil edilerek sürdürülebilirlik sağlanır.
Planlanan bakım girişimleri disiplinlerarası ekip tarafından uygulanır.
Huzurevinde madde bağımlılığına yönelik bakım, yalnızca bireyin madde kullanımını azaltmaya değil; aynı zamanda yaşam kalitesini artırmaya, bağımsızlığını desteklemeye ve psikososyal iyilik halini güçlendirmeye odaklanmalıdır. Bu süreçte hemşirelik bakımı, erken tanı, sürekli izlem ve destekleyici yaklaşım ile merkezi bir rol üstlenmektedir. Disiplinlerarası iş birliği ve birey odaklı bakım anlayışı, başarılı sonuçların anahtarıdır.